Herşey babamın eski kasetleri arasında Eric Clapton arşivi bulmamla başladı. Doğruyu söylemek gerekirse hiçbirşeyin başladığı yoktu dramatik bir giriş yapmaya çalıştım, yine olmadı. Zaten oldum olası beceremem girişlerle sonuçları. Herneyse babam ki rockın her çesidine beyin ütüsü diyen insan, Eric Clapton kasetleri toplamıştı vakti zamanında. Önce annemin olma olasılığını düşündüm, fakat biraz daha eşeledikçe Phil Collins ve Pink Floydla karşılaştım ki bu rastlantı annem olma ihtimalini sıfırladı. Annem Pink Floyd sevmez. Belki de şimdi sevmiyorum diyordur bilemiyorum. Aslında babamın böyle bir geçmişi olduğunu geçenlerde bir arkadaşının oğlunun gitarını (sarı cadı bu zincirleme tamlama sana gelsin.

) eline aldığında anlamalıydım. Anlamadım ne bileyim, o anda her baba yıldızların altındadan bir rockçı edasıyla kafasını ve saçlarını(!) sallayarak adını bilmediğim saykodelik birşeylere geçebilir sanmıştım. (Gülten Dayıoğlu gibi başladım Aziz Nesin gibi devam ediyorum, Sait Faik gibi bitiricem Allah'ın izniyle.

) Tabi bu durumu buraya taşımamın nedeni babamın eski rockçı çıkması değil, birini ne kadar tanırsan tanı onun sana gizli bir tarafının her zaman kalacak olduğunu daha derinden farketmemdi. Herşeyi bilmek ve öğrenmek isteyen bir beynin bu duvarla karşılaşması her zaman acı verici olmuştur. Herkes zamana ve mekana göre değişiyo, aynı anda pek çok kimliği taşıyo sen bazen bunlardan birini biliyosun sadece. Mesela aradan yıllar geçecek torunlarım beni onlar oyun oynarken "Parmagını kıstırırsın caşcıgım tikkatli ol." deyişimle hatırlayacak, beni parmak bekçisi olarak bilecekler. (caşcık(karaçayca): çocuk) Bilmiyo muyum? Babanemle ilgili aklıma gelen tek şey onun kapıya sıkışı

kopan parmak fantezileri değil mi? Tabi bir de yerde bırakılan eşyaları şeytanların alı

götürmsiyle ilgili bir buçuk saat uzunluğundaki karaçayca hikaye var o ayrı bir konu. Konuyu dağıttım yine, konuyu dağıtmaktan vazgeçmeyi beceremiyorum, deniyorum deniyorum olmuyo hatta konuyu dağıttım derken bile konu dışına çıkıyorum. Neyse, Deviantartı günlük yerine kullanmaya başladığımı farkettim ve iyice koptum aslında niyetim çok naif, benim de dünyada bir izim kalsın istiyorum, söz uçar yazı kalır internet bakidir derler ya o cinsten. Yazı yazmayı da vbeceremiyorum hani. Neyse artık denemedim demem.
yahu o değil de antropoz diye birşey de yokmuş chris cornelle ne oldu da o hale geldi o zaman.
o değil de hatırlamak iin bayağı kastım tam ne falcısı ne resmi yazıyodum ki aklıma geldi
--
"Doğuştan geyşayım, erkeğimin ayakkabısını kendim bağlarım. Şimdi gözlerini kapat yavrum, kapat da gözün gönlün açılsın "- Embesil Ginny
öğrenci hastalığıdır unutkanlık, candır, canandır, ardadır.
--
"Doğuştan geyşayım, erkeğimin ayakkabısını kendim bağlarım. Şimdi gözlerini kapat yavrum, kapat da gözün gönlün açılsın "- Embesil Ginny
az kaldı az
Previous Page12345...Next Page